istanbul veteriner

Hizmetlerimiz » Diş ve Dişeti tedavileri



KÖPEK BAKIMI - DİŞ SAĞLIĞI

Vahşi hayattan geldiklerini düşünerek evde beslediğimiz köpeklerin diş bakımına gerek duymadığını düşünürüz. Yedikleri mamalar ile dişleri temizlenir yada kemik bile kırabildiklerine göre çok sağlam dişleri var düşüncesi yerleşmiştir kafamıza. Fakat bir gün ağzından inanılmaz kokular geldiği için burun buruna durmaktan kaçındığımızda ve ta ki veteriner hekimimiz muayene sonrasında diş taşı hatta dişinde çürük olduğunu söylediğinde onlarında aynen bizim gibi zarar görebilen dişleri olduğunu anlarız.

Birçok köpek sahibinin çoğu zaman göz ardı ettiği fakat insanlarda olduğu kadar köpeklerde de hayati öneme sahip olan ağız ve diş sağlığı hakkında hekimliğimiz adına en çok rastladığımız sorunları kısaca sizlerle paylaşacağız. Amacımız sizleri bu konu hakkında biraz daha bilinçlendirmek ve belki de aklınızda mevcut olan sorulara cevap sunabilmek olacak.

KÖPEK AĞZININ ANATOMİSİ
Köpeklerde dört tip diş bulunmaktadır; Kesiciler (İnsiziv), Köpek dişleri (Kanin) , Premolar ve Molar dişler. Alt ve üst çenenin önünde 6 adet kesici diş bulunur ve kesici dişlerin bitiminde kanin dişler yer alır. Çene kapandığında alt kanin dişler üst çenedeki 3. kesici diş ile kanin dişin aralığına oturur. Kanin dişlerden sonra arkaya doğru Premolar ve daha geride Molar dişler yer alır. Premolar ve molar dişler öğütücü dişlerdir. Olgun bir köpeğin diş sayısı 42 olmalıdır.
Dişler alt ve üst çene kemiğinde alveoller yuva denen boşluklara oturur. Alt ve üst çenede alveoler çıkıntıları kaplayıp dişin kendisini çevreleyen diş etine GİNGİVA, dişin bağlayıcı dokusuna da PERİODONTAL DOKU denir. Bu doku dişi alveolar kemiğe bağlayan kollajen iplikler olan Periodontal Ligament, Gingiva, Sement (Diş kökünü örten damarsız kemik benzeri doku) ve Alveolar Kemik' ten oluşur.

EN SIK RASTLANILAN DİŞ PROBLEMLERİ
Köpeklerde en sık rastlanılan dental problemlerin başında dişlerde Plak ve Tartar Oluşumu gelir.

PLAK ; bakteri, tükürük, yemek artıkları ve dökülmüş epitelyal hücrelerden meydana gelen ve dişi kaplayan ince film tabakadır.
Yemek sonrası plak oluşumu her hayvanda görülür.

Çeşitli nedenlerle diş üzerindeki plak oluşumu temizlenemezse bu tabaka zamanla kalınlaşarak sertleşir, diş üzerinde oluşan bu sert kitleye TARTAR adı verilir.

Dişler üzerinde plak birikimi zamanla gingivanın yangılanmasına, diş sınırında kırmızı renk alıp şişmesine yol açar ve GİNGIVİTİS oluşmuş olur. Gingivitis hafif, orta ve şiddetli olarak seyreder.

Hafif olgularda diş eti kırmızı renkte ve şişkindir, diş üzerinde plak oluşumu görülür. Tedavi ile bu durum kısa zamanda normale dönebilir.

Orta derece gingivitiste ise kızarıklık ve şişlik tüm gingivaya yayılmaya başlar, ağız ağrılıdır ve kötü ağız kokusu hissedilebilir hal alır. Profesyonel tedavi ve evde ağız bakımı bu durumun geri dönülmez bir hal almasını engelleyebilir.

Şiddetli Gingivistislerde gingiva kiraz kırmızısı renk almış ve kanamalıdır.
Diş eti yangı ve tartar oluşumu nedeniyle yıkıma uğramaya başlar.
Oldukça önemli olan bu safhada tedavi yapılmaz yada tedavi için geç kalınırsa periodontal hastalığın başlaması kaçınılmaz olur.

Periodontal hastalık dişin destek dokularının ( gingiva, sement, periodontal ligament ve alveoler kemik) yangısıdır.
Gingivitis ile karşılaştırıldığında, periodontitis kemik kaybını içerir. Periodontal hastalık oluşumu şu şekilde olur; diş üzerindeki plağın gün geçtikçe kalınlaşması sonucu altta kalan bakteriler oksijensiz kalır ve üreyerek doku ve kemik kaybına yol açan maddeler (endotoksin) açığa çıkarırlar.

Periodontitis her yaşta görülebileceği gibi %80 oranında 3 yaş üzerindeki köpeklerde görülür. Periodontitis' in de gingivitiste olduğu gibi farklı safhaları vardır. Zamanla diş etlerinden köke doğru derin cepler açılmaya başlar ve enfeksiyon diş kökünü de etkisi altına alarak diş çürükleri ve kayıplarına yol açar.

Alttaki şekillerden bu hastalığın nelere yol açabileceğini çok net bir şekilde görebilirsiniz. Bunlar ileri safhadaki periodontal hastalık vakalarıdır.

Periodontitis profesyonel olarak ele alınmalıdır. Erken teşhis ve tedavi kaliteli yaşamın anahtarı ve çoğu zaman da hayat kurtarıcı bir uygulamadır.

Dental Problem olarak karşımıza en sık çıkan diğer olguları ise şöyle sıralayabiliriz :

• Diş Kırıkları

• Diş Çürükleri

• Diş Apseleri

• Fazla sayıda Diş

• Tümörler

• Ortodontik Bozukluklar

Bunlar içerisinde ortodontik bozukluklar bazı köpek ırklarına özgü olarak ortaya çıkması açısından önemli bir yere sahiptir.
Bazı ırklarda ırk özelliği olarak diş dizilimlerinde normale göre farklılık gözlenir ve yine bazı ırklar kafa şekilleri dolayısı ile farklı çene kapanışına sahiptirler (örn;Boxer).
Dişlerde üst üste oturma bozukluğu (Maloklüzyon) gibi sorunlar varsa bu durum mutlaka bir veteriner hekim tarafından incelenmelidir.
Bazen köpek kalıcı dişi çıkmasına rağmen süt dişini kaybetmemiş olabilir bu durumda süt dişi çekilmelidir.

DİŞ PROBLEMLERİNİN BELİRTİLERİ

Köpeğinizin dental bir problemi olup olmadığını anlamak için her şeyden önce rutin olarak ağzını ve dişlerini kontrol etmeniz gerekir.
Size bir problem olduğunu düşündürmesi gereken olguların başında kötü ağız kokusu (Halitosis) gelir.
Kızarmış diş etleri, diş üzerinde sarı-kahverengi kitleler, ağızdan akan pembe renkli salgı, durumun ilerlediğini gösterir.
Zamanla köpeğiniz acı ve ağrıdan yemek yiyememeye başlar, sert yiyecekleri yemekten çekinir yada onun devamlı olarak tek taraflı çiğneme yaptığını fark edebilirsiniz. İleri derecede ağrı duyan hayvanlar ağızlarını açmaktan kaçınır ve hassas bölgeye el değdirmezler.
Zamanla gıda alımında azalma olan köpeğin genel durumu bozulmaya başlar, durgunlaşır ve aktivitesinde azalma meydana gelir.

Eğer bu belirtileri değerlendirip veteriner hekiminize baş vurmakta gecikirseniz ne yazık ki bir gün daha büyük sağlık problemleri ile köpeğinizi baş başa bırakmış olursunuz. Kan dolaşımına geçmeyi başaran bakteriler Kalp, Böbrekler, Karaciğer ve Eklemlerde bozukluk ve hastalık oluşumuna neden olurlar. Hayati öneme sahip bu organlara kadar ulaşıp, sorunlara yol açtığından Ağız ve Diş Sağlığı sizler tarafından göz ardı edilmemesi gereken bir durumdur.

Her ırk ve cinsiyetten köpek dental probleme sahip olabilir. Poodle, YorkShire Terrier gibi bazı ırklar dental sorunlara daha yatkındır. Genellikle orta yaşlı ve yaşlı köpeklerde görülmesine rağmen genç yaşlarda da problemlere rastlanabilir.

" Unutmayın ki dental sorunlar köpeğinizin yaşam kalitesini düşürür ! "

DİŞ HASTALIKLARDA TEŞHİS ve TEDAVİ

Hekimliğimiz açısından dental problemlerin teşhisinde rutin muayenelerin oldukça önemli bir yeri vardır.
Diş plakları,tartar ve gingivitis muayene esnasında gözle rahatça teşhis edilebilir.
Fakat Periodontitis, diş çürükleri, diş apseleri gibi daha komplike durumlarda köpeğin sedasyon yada çoğu zaman anestezi altına alınarak ağız ve diş muayenesi yapılmalıdır.
Bu tip vakalarda anestezideki hastanın hem hastalığı teşhis edilir hem de teşhis sonrası tedavisi yapılır.

Dişte oluşan plaklar dişlerin fırçalanması ile giderilebilir, fakat tartar oluşumu profesyonel olarak özel aletler ile temizlenmelidir.
Bu amaçla hekimliğimizde CAVİTRON adı verilen cihazlar kullanılmaktadır.
Bu cihazlar yüksek frekanslı ultrasonik titreşimler oluşturarak diş minesini en az zararı vererek diş taşlarını parçalamaktadır.


Diş taşlarının direkt el yada el aleti kullanarak temizlenmeye çalışması oldukça hassas olan diş minesinin zedelenmesine ve ileride başka problemlerin çıkmasına neden olur.
Zaten bu şekilde diş etinin altında kalan plak ve tartarlar temizlenemez ve bakteriler varlığını sürdürür.
Mekanik diş taşı temizliğini dişlerin cilalanması izler.
Dişteki tartarların temizlenmesinden sonra daha net şekilde açığa çıkan diş eti özel el problarıyla muayene edilerek cep oluşumları olup olmadığı, oluşmuşsa derinliği tespit edilir.
Periodontitis ve şiddetli gingivitis olgularında hekim tarafından seçilen antibiyotikler kullanılmalıdır.
Mekanik temizleme sonrasında ağız ve dişlerin temiz kalmasını sağlamak çok önemlidir.
Bu amaçla antiseptik ajanlar içeren çeşitli ürünler kullanılır (sprey yada jeller).
Bu antiseptiklerin başında Klorheksidin gelir.

Hekiminizin kliniğinde yaptığı uygulamalar sonrasında tedavinin en önemli kısmı başlar.


EVDE DİŞ BAKIM

Köpeğinizin dental problem yaşamaması ve sağlıklı dişlere sahip olması için haftada en az bir kez dişlerini fırçalamalısınız. Peki bunu nasıl yapacaksınız;

1. Köpekler için özel hazırlanmış diş fırçalarını kullanmanızı öneririz. Bunlar genellikle uzun saplıdır ve baş kısmı özel açıya sahiptir ayrıca kılları ekstra yumuşaktır.

2. Tabi ki gerekli olan ikinci şey diş macunu.

KÖPEĞİNİZİN DİŞLERİNİ FIRÇALAMAK İÇİN İNSAN DİŞ MACUNU KULLANMAMALISINIZ.

İnsanlar için hazırlanan macunlarda mevcut olan Florid köpeğinizin mide problemi yaşamasına hatta zehirlenmesine neden olur.
Bu tip macunlar ağızdan suyla tükürülür ama köpeğiniz tükürerek bunu ağzından uzaklaştıramaz ve yutar.
Bu nedenle hayvanlar için üretilen özel diş macunlarından edinmeniz gereklidir.

3. Fırçalama işleminden önce köpeğinizin yanağını elinizle kaldırıp öncelikle parmağınıza sürdüğünüz diş macununu ona tattırabilirsiniz, parmakla yaptığınız dairesel hareketlere diş fırçasıyla yavaşça diş etini zedelemeden devam edebilirsiniz. Hızlı ve güç gerektiren uygulamalardan kaçınmalısınız.

4. Köpeğinizin bu uygulamalara karşı koymaması için dişlerini fırçalamaya yavruyken başlamanız yararlı olur. Böylece bu işleme alışacak ve size zorluk çıkarmayacaktır.

Evde dikkat etmeniz gereken bir şeyde köpeğinizin dişlerine zarar verecek, diş etine batacak maddelerden uzak durmasıdır.
Sert ve sivri cisimler oynaması için uygun değildir.

Son olarak, köpeğinizin beslenmesinde kuru mama kullanmanız diş plaklarının oluşumunu belli bir seviyede tutmada yararlı olur.
Mama tanelerinin diş ile temas bölgesinde plaklar temizlenir bu amaçla hazırlanmış özel kuru mamalar piyasada bulunmaktadır.
Unutmayın ki sürekli olarak tek yönlü beslenen ve yumuşak mamalar yiyen köpekler diş problemlerine çok yatkın olacaktır.

Köpeğinizin ağız ve diş sağlığını korumak istiyorsanız her şeyden önce bilinçli birer hayvan sahibi olmanız gerekli.
Köpeğinizin taşıdığı olumsuz belirtileri fark ettiğinizde mutlaka veteriner hekiminize baş vurun.